Kalp kendi ritmini kendisi üreten bir organdır, çalışması için beyine ihtiyaç yoktur. Bu sebeple beyin ölümü vakalarında kalbin çalıştığına tanık oluruz. Ancak, burada kalbin ihtiyacı olan oksijen solunum destek cihazı aracılığı ile vücuda verilir. Beyin ölümünde beyin sapı denilen beynin özel bölgede bulunan solunum merkezi de artık çalışmadığından vakanın kendiliğinden nefes alması mümkün değildir. Bir anlamda hasta, bir daha geri gelmemek kaydıyla solunum kabiliyetini kaybetmiştir, yani son nefesini vermiştir. Beyin ölümü vakası genç ise; hipertansiyon, şeker hastalığı, koroner arter hastalığı gibi özellikle kalbi etkileyebilecek bir yandaş hastalığı veya başkaca bir sistemik hastalığı yok ise solunum desteği altında yeterli sıvı, beslenme ve ilaç takviyesi ile 1 aydan daha fazla kalp çalışabilir. Burada kalbin bu yoğun desteğe rağmen çalışmasının devam etmesi vakanın hayata döneceği anlamına gelmemelidir. Genel olarak beyin ölümünden sonra ortalama 48 saat içinde kalp de durur. Literatüre baktığımıza yoğun destek altında kalbi en uzun süre çalışan vakaların; hamile olup da beyin ölümü tanısı alan fakat anne rahminde canlı olan bebeklerin asgari süreye kadar anne bedeninde yaşatılıp doğurtulması için zaman kazanılan vakalar olduğunu görmekteyiz.